SUNA KAVAZ DUVARI
Yanında olanların değerini bil ...!
Belki; sabah yalnız uyanırsın...
Yalnızlığının kıymetini bil...!
Belki; yarın yalnız kalmak istersin ama
yapamazsın...
Zamanın tadını çıkar...!
Belki; bir daha bu fırsatı bulamazsın...
Hayatın, sevginin, yaşamanın, ailenin, dostlarının
ve her şeyin değerini bil...!
Belki; yarın hiçbirine ulaşamazsın...
Ya da, bunlara ulaşacağın başka bir yarını bir daha
bulamazsın.
İş işten geçmeden her gün SENİ SEVİYORUM demeyi unutma...
14/08/15 : 00:44:32
İnsanlar zayıf oldukları için ağlamazlar,uzun süre güçlü olmak zorunda kaldıkları ve sonunda yoruldukları için ağlarlar..
Nazım hikmet
09/08/15 : 21:06:41
Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından yakınıyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış: doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
"Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla"
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş ;
Hayatım bu akşam yemekte ne var?
Cevap yok
Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış;
Hayatım bu akşam yemekte ne var?
Hala cevap yok
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış;
Hayatım bu akşam yemekte ne var?
Gene cevap alamamış
Bu sefer karısına iyice . yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş;
"Hayatım bu akşam yemekte ne var? "
"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk"

Hikayenin ana fikri:
Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde olmayabilir.
Problemlerin sebebini biraz da kendimizde aramalıyız.
09/08/15 : 21:01:51
Bir öğretmen, derslerinden birinde şu hikayeyi anlatır:

“Seyir halinde bir gemi...

Yolcular, güverteye çıkmışlar eğleniyorlardı...

Ancak, işler her zaman yolunda gitmez!..

Gemi, aniden bir kazaya uğradı ve denizin derinliklerine doğru batmaya başladı...

Güvertedeki yolcuların arasında evli bir çift bulunuyordu, korku içinde can havliyle kurtarma botuna doğru koştular...

Ancak botta sadece bir kişilik yer kalmıştı...

Adam, o an karısını ardında bırakarak botun içine atladı... Kadın, güvertede yapayalnız kalmıştı...

Gemi, neredeyse batmak üzereydi...

Deniz, kadını kendine çekiyordu...

Kadın, bir yandan dalgalarla boğuşurken diğer yandan eşine sesini duyurmak istiyordu... Söylemek istedikleri vardı... Bağırmaya çabalıyordu...”

Öğretmen, bu noktada sustu, hikayeye devam etmedi. Sınıfa şu soruyu yöneltti:

“Sizce, kadın ne söylemiş olabilir?”

Herkes bir şey söyledi. Kadının söylemiş olabileceği cümleyle ilgili tahminler çoğunlukla şöyleydi:

“Senden nefret ediyorum. Ne kadar da körmüşüm seni hiç tanımamışım...”

Aldığı cevaplar öğretmeni memnun etmedi...

Öğretmenin dikkatini bu süreç zarfında sessiz, sakin ve yorumsuz kalan bir erkek öğrenci çekti... Ona doğru yöneldi, aklına gelen bir şey varsa söylemesini cevabını öğrenmek istediğini söyledi. Çocuk bir süre sessizlik içinde kaldı ve sonra dedi ki:

“Öğretmenim, benim düşünceme göre kadın, kocasına ‘Çocuğumuza iyi bak, onu koru kolla...’ diye bağırmıştır.”

Öğretmen, hayret içerisinde kalmıştı, öğrencisine sordu:

“Sen, bu hikayeyi daha önceden duymuş muydun, biliyor muydun?”

Çocuk, kafasını salladı ve dedi:

“Hayır, duymadım. Annem, hasta olup bizi bu dünyada terk etmeden önce babama aynı bu sözcükleri söylemişti.”

Öğretmen hüzün dolu bir sesle dedi ki:

“Evet, cevabın doğru...”

Sonra anlatmaya devam etti:

“Gemi, giderek suların altına batıyor, denizin derinliklerine doğru çekiliyordu...

Adama gelince... Evine sağ salim ulaşır ve tek başına kızını büyütür, yetiştirip eğitir.. Seneler geçer... Ve bir gün adam karısına ulaşır...

Bir gün, kızları babasının ardından kalan evrakları düzenlerken hatıra defterini bulur...

Ve anlar ki...

Bu yolculuğa çıkmadan önce annesi amansız bir hastalığa yakalanmıştı... fazla zamanı kalmamıştı...

Ve aslında o hassas anda, babası kızlarını büyütebilmek için hayatta kalma umudu yakalamıştı...

Babasının yazdıklarını okumayı sürdürür:

‘Aslında o kadar can atıyordum ki okyanusun derinliğinde seninle birlikte olmak için... Buna rağmen kızımızın uğruna, senin tek başına dalgalar arasında kaybolmana razı oldum’...”
22/07/15 : 23:49:28
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rap, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.
Başta Gazi Mustafa K. Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin aziz ruhları şad olsun... Çanakkale Geçilmez ‪#‎18Mart1915‬
19/03/15 : 08:23:16
ÜCRETSİZ MMPORG OYUNLAR
KULLANICI BİLGİLERİ
Adı Soyadı : SUNA KAVAZ
Cinsiyeti : Bayan
Yaşadığı Yer : Kocaeli
Doğum Tarihi : 1966-02-24
Videoları : 0 Adet
Yorumları : 7,714 Adet
Rütbesi : Otaku Üye
Kısaca hakkında;
Bilgi verilmedi
ARKADAŞLARI
SPONSOR REKLAM
 

 MENÜ

SON EKLENEN ANİMELER

İSTATİSTİKLER
  Anasayfa
  Forum
  Dergi
  Anime Listesi
  Kayıt Ol
  Bağış Yap
  Chibi☆Devi! 44. Bölüm
  Yami Shibai 4 4. Bölüm
  Urusei Yatsura 15-16. Bölüm
  Gabriel DropOut 1. Bölüm
  Sengoku Choujuu Giga: Otsu 2. Bölüm
  Sengoku Choujuu Giga: Otsu 1. Bölüm
  Gravity Daze The Animation: Ouverture
  Trickster: Edogawa Ranpo "Shounen Tanteidan" yori 14
Copyright @ 2017 Türk Anime TV | schneizeL